ÖĞRETİMDE PLANLAMA VE DEĞERLENDİRME DERS MALZEMESİ


EĞİTİMİN HEDEFLERİ KONUSUNDA

TAKSONOMİK YAKLAŞIMLAR



Taksonomi, istendik davranışların basitten karmaşığa, kolaydan zora, somuttan soyuta, birbirinin ön koşulu olacak şekilde aşamalı sıralanmasına denir.

Bugünkü bilgilerimize göre insan davranışlarının eğitimle ilgili olanları bilişsel, duyuşsal, devinişsel olarak adlandırılmaktadır.

Bilişsel alan, zihinsel etkinliklerin baskın olduğu davranışların kodlandığı;

duyuşsal alan, öğrenilmiş duyguların kodlandığı;

devinişsel alan, becerilerin kodlandığı alan olarak ele alınabilir.

Böyle olmakla birlikte bu alanlar birbirlerinden kopuk değildirler; tersine aralarında yatay ve dikey sıkı bir ilişki vardır. Yani öğrenilmiş bir davranış aynı anda bu alanların tümüne birden girebilir. Davranışta baskın olan niteliğe göre, o davranış için bilişsel, duyuşsal, devinişsel, ya da algısal bir davranıştır denebilir.

Öğrenilmiş davranışlar bilişsel, duyuşsal, devinişsel ve sezgisel olarak sınıflandığı gibi, her alan da kendi içinde basitten karmaşığa, kolaydan zora, somuttan soyuta ve birbirinin önkoşulu olacak şekilde aşamalı olarak sıralanmıştır. Bu tür sınıflamalar pek çok eğitimci tarafından yapılmıştır.
 
 

Bilişsel Alanı Sınıflayanlar

Bilişsel alanı pek çok bilim adamı sınıflamıştır. Bunlardan önemli olanlar, burada ele alınıp kısaca incelenmiştir.

Bloom Taksonomisi: Bloom, bilişsel alanı bilgi, kavrama, uygulama, analiz, sentez ve değerlendirme olarak altı ve her basamağı da alt basamaklara ayırmıştır.

Guilford’un Zekâ Modeli: Guilford zekayı üç boyutlu ele almış ve bunları 1. içerik, 2.işlevsel ve 3. ürünsel olarak sınıflamıştır.

Bu sınıflamaları da kendi içinde alt bölümlere aşamalı olarak ayırmıştır. İçerik boyutu, görsel, işitsel ve kassal duyum, sembolik, sözel ve davranışsal olarak dört alt basamakta toplamıştır. İşlevsel boyutu -ki mental operation olarak ele alınabilir ve bilişsel alanla ilgili olandır- bilgi, hatırlama, ıraksal düşünme, yakınsak düşünme ve değerlendirme şeklinde aşamalı olarak sıralamıştır. Ürünsel boyutu ise, units, sınıflama, ilişkiler, sistem, çevirme ve doğurgular olarak sınıflamıştır.

Gardner’in Çoklu Zekâ Modeli: Zekâyı önce yedi sonra sekiz boyutta ele almış ve

1. Sözel (dilsel) Zekâ,

2. Mantıksal /matematiksel Zekâ,

3. Uzamsal (spotial) Zekâ,

4. Bedensel /devin duyumsal (knestetik) Zekâ,

5. Müziksel (ritmik) Zekâ,

6. İletişimsel (interpersonal) zeka,

7. İçsel (intrapersonal) Zekâ,

8.Doğa (naturalistic) Zekâsı.

De Corte Modeli: Guilford’un taksonomisinden hareketle bilişsel alanı; 1.İletişimi algılama, hatırlama, 2.Bilgi ve ürünü yeniden üretme (reproduction of information and productive operation), 3.Yorumlama 4.Yakınsak düşünme ve 5.Iraksal düşünme olarak beş alt basamağa aşamalı olarak ayırmıştır.

Taba’nın Sınıflaması: Bilişsel alanı I, II ve III olarak, üç ana bölüme ayırmış ve alan I’i sayma, listeleme, fark etme, gruplama, etiketleme; alan II’yi yorumlama, çıkarım yapma ve genelleme; alan III’ü açıklama ve yordama olarak alt basamaklara bölmüştür. Ayrıca hedefleri 1.Temel bilgi, 2.Düşünme, 3.Tutumlar, duygular ve duyarlılık, 4.Akademik ve toplumsal beceriler biçiminde aşamalı olarak sınıflamıştır.

De Block Taksonomisi: De Block, öğrenilmiş davranışları yöntem, konu ve transfer olarak üçe ayırıp bunları da alt basamaklara aşamalı olarak böler. O; 1.Yöntemi parçadan bütüne doğru aşamalı olarak bilme, anlama, uygulama, bütünleştirme; 2.Konuyu çok sınırlı öğrenmeden temelleri öğrenmeğe doğru aşamalı olarak olgular, kavramlar, ilişkiler, yapılar, yöntemler ve tutumlar; 3.Transferi ise özelden genele doğru çok sınırlı bir alanda transfer, daha geniş alana transfer, tüm alanlara transfer olmak üzere sınıflamıştır.

Gagne-Merrill Taksonomisi: Gagne’ye göre sekiz tür öğrenme vardır. Bu sekiz tür öğrenme temele alınarak taksonomik sınıflamayı önce duyuşsal davranış, devinişsel davranış, belleğe dayalı davranış ve karmaşık bilişsel davranış olarak dört ana bölüme aşamalı olarak ayırmışlardır. Sonra bu dört ana bölümü de kendi içinde alt sınıflara bölmüşlerdir. 1. Duygusal davranışı işaret öğrenme; 2. Devinişsel davranışı uyarıcı-davranım bağını öğrenme, uyarıcı davranım zincirini öğrenme; 3.Belleğe dayalı davranışı sözlü karşılıklarıyla uyarıcı davranım zincirlerini öğrenme, ayırt etmeyi öğrenme; 4.Karmaşık bilişsel davranışı ise, kavram öğrenme, ilke öğrenme ve problem çözme şeklinde aşamalı olarak sınıflamışlardır.

Gerlach ve Sullivan Taksonomisi: Bilişsel alanla ilgili davranışları aşamalı olarak altı basamağa ayırır. Bunlar; 1.Kimlik verme, 2.Adlandırma, 3.Betimleme, 4.İnşa etme, 5.Düzenleme, 6.Yapıp göstermedir.
 
 

Duyuşsal Alanı Sınıflandıranlar

Bu alanla ilgili sınıflamalar, birçok bilim adamı tarafından yapılmıştır. Bu sınıflamalar şu başlıklar altında incelenmiştir:

Krathwohl’un Taksonomisi: Bu alanı kodlayanlardan biri de Krathwohl’dur. Duyuşsal olanı alma, tepkide bulunma, değer verme, örgütleme ve kişilik olarak beş ana basamağa, her ana basamağı da kendi içinde alt basamaklara ayırmıştır.

G. De Landshere Taksonomisi: Duyuşsal alan Landshere tarafından dışsal uyarıcıya kişisel tepkide bulunma ve kişisel olarak başlatma olarak ikiye ayırmış, dışsal uyarıcıya kişisel tepkide bulunmayı da üç alt basamağa bölmüştür.

Ruths, Harmin ve Simons Taksonomisi: Duyuşsal alanı özgürce seçme, yapılan seçimin üzerine titreme, seçimi onaylama, seçime göre davranma ve her zaman seçime göre davranma olarak beş basamağa aşamalı olarak ayırmışlardır.
 
 

Devinişsel Alanı Sınıflayanlar

Bu olanla ilgili sınıflamalar, birçok bilim adamı tarafından yapılmıştır. Bu sınıflamalar şu başlıklar altında toplanabilir:

Ragsdale’nin Taksonomisi: Devinişsel alan Rogsdale tarafından hedeflenmiş motor aktiviteler, dilsel motor aktiviteler, duygusal motor aktiviteler olarak üç alt basamağa ayrılmıştır.

Guilford’un Taksonomisi: Guilford bu alanı güç, baskı, hız, statik dikkat, dinamik dikkat, koordinasyon ve esneklik olarak sınıflamıştır; fakat bu sınıflamada aşamalılık yoktur.

Dave’nin Taksonomisi: Dave bu olanı başlama, manipule etme, dikkat, bitiştirme ve doğal halde yapma olarak aşamalı şekilde sınıflamıştır.

Kibler’in Taksonomisi: Kibler devinişsel alanı, çocuğun davranışlarının gelişimini açıklayan ilke ve genellemelere dayanarak kaba vücut hareketleri, iyice koordine hareketler, sözsüz iletişim davranışları, konuşma davranışları gibi dört ana basamakta ve her basamağı da kendi alt basamaklarında aşamalı olarak saptamıştır.

Simpson’un Taksonomisi: Simpson bu alanı algılama, kuruluş, kılavuzlanmış faaliyet, mekanizma, karmaşık dışa vuruk faaliyet, uyum ve yaratma olarak yedi basamağa ve bazı basamakları da alt basamaklara ayırmıştır.

Harrow’un Taksonomisi: Harrow bu alanı refleks hareketler, temel hareketler, algısal yetenekler, fiziksel yetenekler, beceri, sözsüz iletişim olarak sınıflamış, bazı basamakları da alt basamaklara ayırmıştır.

Veysel Sönmez’in Taksonomisi: Sönmez bu alanı, Bloom’un bilişsel ve Krathwohl’un duyuşsal alanını da göz önüne alarak davranışın nasıl ve ne yolla başladığına, birbirlerinin önkoşulu oluş özelliklerine, basitten karmaşığa, kolaydan zora ve kişiye kazandırılırken izlenen sıraya bakarak algılama, kılavuz denetiminde yapma, beceri haline getirme, duruma uydurma, yaratma basamağı olarak beşe, bunları da kendi içinde alt basamaklara ayırmıştır.
 
 

Sosyal Beceri Alanını Sınıflayanlar

Fraenkel’in Taksonomisi: Sosyal beceri alanını Fraenkel, diğerleriyle planlama yapma, bilimsel araştırmalara katılma, grup tartışmalarına katılma, soruları kibarca yanıtlama, grup tartışmasını yönetme, sorumluluk alma, diğer kişilere yardım etme olarak basamaklara ayırmıştır.

NCSS (National Council for the Social Studies)’in Taksonomisi: Bu kurul, sosyal beceri alanını kişisel beceriler (personal skills), grup etkileşim becerileri (group interaction skills), toplumsal ve politik katılım becerileri olarak üç ana bölüme aşamalı olarak ayırıp saptamıştır. Bu bölümlerin de kendi içlerinde alt basamakları belirlenmiştir. Kişisel becerileri: Kişisel görüşlerini açıklama, kendi inanç, duygu ve kanılarıyla iletişim kurma, davranışlarını düzeltme, toplumsal etkileşimi kavrama o ara dörde; grup etkileşim becerilerini: grubun havasını desteklemeye yardım etme kural koymaya katılma, önderlik etme ve izleme, amacın gerçekleşmesine yardım etme, hareket etme, organize etme, karar verme süreçlerine katılma olarak beşe; toplumsal ve politik katılma becerilerini: sorunlar hakkında bilgiyi toplayıp koruma, toplumsal hareket durumlarını kimliklendirme, grup içinde ya da kişisel olarak hareket etme, zor durumlarda bunları etkilemeye çalışma, toplumsal sorumlulukla dolu olma ve sorumluluk kabul etme olarak beş alt basamağa ayırmıştır.

TABLO
Dört Alanın Birlikteliği
 
BİLİŞSEL ALAN DUYUŞSAL ALAN DEVİNİŞSEL ALAN SEZGİSEL ALAN
ALGILAMA
1.Bilgi

2.Kavrama

3.Uygulama

4.Analiz

5.Sentez

1.Alma

2.Tepkide Bulunma

3.Değer Verme

4.Örgütleme

5 Kişilik

1.Uyarılma

2.Kılavuz Denetiminde Yapma

3.Beceri

4.Duruma Uydurma

5.Yaratma

1.Farkına Varma

2.Ayırdetme

3.İçe Doğma

4.Denetim Altında Tutma

5.Geçmiş ve Gelecekle İletişim Kurma

6. DEĞERLENDİRME

Tabloda görüldüğü gibi, bu yapıtta, öğrenilmiş davranışlar bilişsel, duyuşsal, devinişsel ve sezgisel olarak ele alındı. Toplumsal alan, toplumsal değerler, değerleri açık hale getirme, zihinsel alan, toplumsal beceriler vb. bölümlemelere bu çalışmada yer verilmedi; çünkü yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı böyle ayırımlar yetersiz ve uygun değildi. Ayrıca, toplumsal değerler, değerleri açık hele getirmek toplumsal beceriler Krathwohl’un duyuşsal alanının kapsamına girmektedir.Tüm derslerin hedef davranışları bilişsel, duyuşsal, devinişsel ve sezgisel olarak, hedef saptamada izlenecek aşamalı sıraya ve açık sistemin özeliklerine göre belirlenmelidir. Tabloda görüldüğü gibi dört alan yatay kaynaşıklık ve dikey aşamalılık içindedir. Yani her alanın alt basamakları birbirinin önkoşuludur. Bilgi olmadan kavrama. kavrama olmadan uygulama, uygulama olmadan analiz. hepsi olmadan sentez, sentez olmadan değerlendirme olamaz. Aynı şekilde bu aşamalılık duyuşsal devinişsel ve sezgisel alanlar için de geçerlidir. Yatay kaynaşıklık ise, bilişsel alanın bilgi basamağında bir davranışı kazanan kişi, aynı zamanda duyuşsal alanın alma, devinişsel alanın uyarılma, sezgisel alanın farkına varma basamağındadır. Tüm öğrenilmiş davranışlar algılama ile başlayabilir; değerlendirmeyle bitebilir; çünkü organizma uyarıcıyı algılamadan hiçbir tepkide bulunmaz ve öğrenilmiş davranış yoksa değerlendirme de yapamaz. Değerlendirme bilişsel bir süreç olmasına rağmen tüm alanlarla ilgilidir. İnsan hem bilgilerini hem becerilerini hem de duygularını ve sezgilerini belli ölçütlere göre her basamakta değerlendirebilir.

Taksonomiler oluşturulurken:

1. Davranışın nasıl ve ne yolla başladığı, hangi örüntüyle ortaya çıktığı;

2. Davranışın diğer bir davranışın önkoşulu olup olmadığı: Önkoşul olan davranışın ilk basamakta; ondan sonraki davranışın ikinci basamakta yer alması;

3. Davranışların basitten karmaşığa, kolaydan zora doğru aşamalı sıralanması: Basit ve kolay davranışların ilk sıralara, karmaşık ve zor davranışların daha sonraki basamaklara konulması;

4. Davranış, kişiye kazandırılırken izlenen sıra; yani kişinin davranışı öğrenirken hangi basamaklardan geçmekte olduğu, bu basamaklarda davranişın nasıl bir nitelik ve görünüm almakta olduğu göz önüne alınmış ve bilişsel, duyuşsal, devinişsel ve sezgisel alanlar buna göre yeniden düzenlenmiştir.