TÜRKİYE  SANAL  EĞİTİM BİLİMLERİ KÜTÜPHANESİ                          Afyon Kocatepe Üniversitesi [Hazırlayan: Mustafa Ergün]
[Yazar ve Konuya Göre Arama][Fulltext ve İçindekiler Listesi][İngilizce Eğitim Siteleri][Türkçe Eğitim Siteleri]

Bu Anayasa, yasa ve kararlarla AB yolunda!

Kürşad Bumin
  21 Aralık 1999.
...
      Herkes gibi benim de Anayasa'da öncelikle ilgimi çeken maddeler var. 42. madde bunlardan birisi. 42. madde, Anayasa'nın "Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler" başlığı altındaki bölüm de ikinci sırada yer alıyor. Birinci madde (41) "Ailenin Korunması"na, ikinci madde (42) ise "Eğitim ve öğretim hakkı ve ödevi"ne ilişkin. Bugün biraz bu 42. maddeden söz edelim:

      Herşeyden önce, "Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi" başlıklı bir maddenin "Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler" bölümüne yerleştirilmiş olması çok şaşırtıcıdır. Bu "hak" ve "özgürlük"ün bu bölümde yer almaması, aklı başında bütün anayasalarda olduğu gibi "Temel Hak ve Özgürlükler" faslı içine yerleştirilmesi gerekirdi. Çünkü bu hak ve özgürlükler "sosyal ve ekonomik" bir kazanım değil, insanın kendisini geliştirebilmesi için ona tanınması gereken temel nitelikte vazgeçilmez unsurlardır. Ayrıca, 42. maddeyi tarif ederken kullanılan "ödev" sözcüğünün de burada yer almaması gerekir.
....
      42. maddenin 4. paragrafı şöyledir: "Eğitim ve öğretim hürriyeti, Anayasa'ya sadakat borcunu ortadan kaldırmaz." (!) Görüldüğü gibi Anayasa yazıcıları nihayet "hürriyet"i hatırlamışlardır. Ancak 42. maddede ilk ve son kez olarak sözü edilen "hürriyet" kavramı öyle bir çerçeve içinde kullanılmıştır ki, hiç kullanılmaması daha iyidir! (Unutmadan şunu da ilave edelim: Anayasa'nın 42. maddesi "öğrenim" ve "öğretim" sözcüklerini aklına estiği gibi kullanmaktadır. "Hak" ve "ödev" söz konusu olduğunda "öğrenim"den söz edilirken "hürriyet" söz konusu olunca "öğretim" ile karşılaşıyoruz.) Çünkü, "eğitim ve öğretim hürriyeti"nin "Anayasa'ya sadakat borcu" ile ortak hiçbir noktası yoktur. İsterseniz hep birlikte akıl yürütelim: "Eğitim ve öğretim hürriyeti"ni kullanarak kendisini her bakımdan geliştirmiş bir kimsenin önüne "Anayasa'ya sadakat borcu" gibi bir koşul çıkartmak hiç tutarlı değildir. İnsanlarla Anayasa arasındaki ilişkiyi "Katolik nikahı" gibi değerlendirmek olacak iş değildir. İnsanlar özgürce eğitilip öğrenim görürlerse, aynen "medeni" beraberliklerde olduğu gibi gerekirse nikahlarına sadakattan vazgeçebilirler!
 Tam Metin