TÜRKİYE  SANAL  EĞİTİM BİLİMLERİ KÜTÜPHANESİ                          Afyon Kocatepe Üniversitesi [Hazırlayan: Mustafa Ergün]
[Yazar ve Konuya Göre Arama][Fulltext ve İçindekiler Listesi][İngilizce Eğitim Siteleri][Türkçe Eğitim Siteleri]

EKONOMİ PİYASALARI VE EĞİTİM PLANLAMASI

Arş.Gör.İsmail Aydoğan
EYAD

Eğitimin en öneli işlevlerinden biride ekonomi piyasasına işgücü yetiştirmektedir. Bu açıdan eğitim, ekonomi bilimi ile iç içedir. Bu çalışmada insan sermayesi kuramı, eleme hipotezi ve Türkiye'de uygulanmakta olan karma ekonomi politikasının geçerli olduğu bir piyasa ortamında eğitim örgütüne düşen görevler, bu görevler ışığında eğitim programlarının içerikleri ve eğitim planlamasının oynadığı rol üzerinde durulacaktır.

İnsan Sermayesi Kuramının Geçerli Olduğu Ekonomi Piyasasında Eğitim Planlaması

İnsan sermayesi kavramı, insanların eğitim,yetiştirme veya uygun diğer etkinlikler aracılığıyla kendilerine yatırım yapmaları ve böylece yaşam boyu kazançlarını artırarak gelecekteki gelirlerini yükseltme gerçeğine dayanır (Woodhall, 1994, 19).
Eğitimin ekonomik rolünü açıklayan en eski denebilecek yaklaşım insan sermayesi kuramıdır. Bu yaklaşım, eğitim ile verimlilik arasından doğrudan ilişki olduğuna dayanmaktadır. Bu kurama göre, kişilerin eğitim yoluyla kazandıkları nitelikler onların işteki verimliliklerini doğrudan etkiler. Kişiler sahip oldukları üretken nitelikleri yani insan sermayesini, işbaşında yetiştirme, yaygın eğitim yoluyla geliştirirler. İnsan sermayesine yatırım olarak adlandırılan diğer harcamalar ise, sağlık ve iş olanaklarını artırmaya yönelik göçler için yapılan harcamalardır (Ünal, 1992, s.232).

Eğitim politikalarını devlet kurumları belirler. Devletin organları politikaları belirlerken, piyasaya göre hareket eder. Şu an ki piyasanın ve gelecekteki ekonomik piyasanın gidişatını, bu organlar belirler. Öncelikle Milli Eğitim Bakanlığı'nın çeşitli birimlerine bu görev düşmektedir. Bakanlık ya da genel olarak hükümet, piyasada hangi tür elemana ihtiyaç duyulduğunu, gelecekte ekonomik çevrenin hangi yöne meyledeceği ve muhtemel işgücü sorunu, işgücünün niteliklerinin ne olması gerektiği, iş çevrelerinin ne tür işgörenlere ihtiyaç duyduğu ya da duyacağını planlar. Bireyler eğitimleri sonucunda doğal olarak istihdam edilmek isterler. İşverenler de, belli eğitim sürecini bitirmiş işgücüne ihtiyaç duyarlar. Genelde devlet, Özelde de üretim örgütleri bireylere yatırım yaparlar. Bir başka söylemle eğitim piyasaya göre düzenlenir.

Bu kuramın geçerli olduğu piyasada, bireyler birbirinden farklı niteliklere sahiptirler ve gelecekteki kazançlarının net bugünkü değerini maksimize etmeye veya içsel getiri oranını maksimize etmeye çalışırlar. Bireyler, bazı nitelikleri kazanmanın maliyet ile sözkonusu niteliklerin yol açacağı kazanç farklılaşmasını karşılaştırır. Sonuçta bireyler, insan sermayesi yatırımı yapmakta ve bu kararların toplamı insan sermayesi arzını belirlemektedir (Ünal, 1996, 75).
 Tamamı